Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder    |    YORUM YAZ   |    Bu Sayfayı Yazdır Bu Sayfayı Yazdır    |    Favorilerinize ekleyin!
 
Türk edebiyatının asırlık çınarı Fazıl Hüsnü Dağlarca hayata gözlerini yumdu
Bu yazı 41 Kez okundu
yazan:admin

Türk edebiyatının asırlık çınarı Fazıl Hüsnü Dağlarca hayata gözlerini yumdu.Bir süredir Marmara Üniversitesi Hastanesi’ndeki tedavi gören dağlarca 94 yaşındaydı. Dağlarca’nın 2008 şubatı’nda çekilen son görüntülerinde anılarını anlatmış, ziyaretçilerle çektirdiği toplu fotoğrafın ardından hatıra defterini imzalamıştı.

GÜL: TÜRKÇE’Yİ YÜCELTİYORDU

Frankfurt Kitap Fuarı’na katılan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül şunları söyledi:

Bugün Türkiye’nin en değerli şairlerinden Fazıh Hüsnü Dağlarca’nın hayatını kaybettiğini duydum. Dağlarca, Türkçe’yi yücelten bir isimdi. Kendisine rahmet, Türk millitine de başsağlığı diliyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca kimdir?


26 Ağustos 1914 İstanbul doğumlu. Süvari yarbayı Hasan Hüsnü Bey’in oğludur, ilk öğrenimini Konya, Kayseri, Adana ve Kozan’da, orta öğrenimini Tarsus ve Adana ortaokulundan sonra girdiği Kuleli Askeri Lisesi’nde tamamladı (1933). 1935′te piyade subayı göreviyle Doğu ve Orta Anadolu’nun, Trakya’nın pek çok yerini dolaştı. Ordudaki hizmeti on beş yılı doldurunca, ön yüzbaşı rütbesiyle askerlikten 1950′de ayrıldı. 1952-1960 yılları arasında Çalışma Bakanlığı’nda iş müfettişi olarak İstanbul’da çalıştı. Buradan ayrıldıktan sonra İstanbul Aksaray’da Kitap kitapevini açtı ve yayıncılığa başladı. Dört yıl Türkçe isimli aylık dergiyi çıkardı. (Ocak 1960-Temmuz 1964). İlk yazısı 1927′de Yeni Adana gazetesinde yayınlanan bir hikâyedir, İstanbul dergisinde 1933′te çıkan “Yavaşlayan Ömür” adlı şiiriyle adını duyurmaya başladı. Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılapçı Gençlik, Yeditepe ve Türk Dili dergilerinde şiirleri çıktı. Bugüne kadar kendisine bir çok ödül verilen şair 1967′de ABD’deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından “En iyi Türk Şairi” seçilmişti.Toplumculuğunun temelinde insana ve insan hayatına saygı yatan Dağlarca, bu yüzden hiç bir edebî akım ve kişiden etkilenmeden kendi kozasını örer. Çok yazan ve üreten bir şair kimliğiyle, bağımsız kalarak hiçbir şairden etkilenmemiş, hiçbir akımın etkisinde kalmayarak şiirlerini yazmıştır. Onun sanat anlayışını şu cümlesi özetler: “Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz zamanı, hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir.” (vatan)

 


 
Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder    |    YORUM YAZ   |    Bu Sayfayı Yazdır Bu Sayfayı Yazdır    |    Favorilerinize ekleyin!
Bu yazı Çarşamba, 15 Ekim 2008, 18:17 tarihinde Biyografiler, Kültür&Sanat, Yasamin Icinden kategorisi altında yayımlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.