Hermes (Mercuius)
Bu yazı 28 Kez okundu
yazan:eLmiRa

Hermes rüzgar tanrısıdır, babası Zeus annesi ise yaÄŸmur perilerinden biri olan Maia’dır. Kanatlı sandalları olan Hermes aynı zamanda tanrıların habercisidir. Arkadia da Kylleni dağının dik yamaçlarında bulunan oldukça geniÅŸ ve derin bir maÄŸarada doÄŸdu. Ve doÄŸar doÄŸmaz kundağından kurtulup maÄŸaradan çıktı ve daÄŸlarda dolaÅŸmaya baÅŸladı. DoÄŸduÄŸu maÄŸranın yakınlarında ki bir çayırda çiçekler arasında gezinen bir kaplumbaÄŸa buldu ve onu alıp hemen maÄŸarasına getirdi. Önce kabuÄŸun içini boÅŸalttı ardından bu kabuÄŸu yumuÅŸak bir öküz derisiyle kapladı. Kamışlar keserek arasından geçirdi ardından yedi tane kuvvetli tel taktı..böylece lir denilen ve ahenkli sesler çıkaran müzik aleti yapmış oldu. Parmaklarını gergin teller üzerinde gezdirerek yumuÅŸacık melodiler çalıp ÅŸarkı söylemeye baÅŸladı.

Bu arada karnı da acıkmıştı..lir’I beÅŸiÄŸine bırakarak tekrar maÄŸaradan çıktı. Canı et yemek istiyordu bu yüzden Apollon’un semiz öküzlerinin bulunduÄŸu yere doÄŸru yola koyuldu. Apollon öküzleriniPieria’nın gölgeli daÄŸlarının yamacında ki bir çayırda otlatıyordu. AkÅŸam karanlık çökünce Hermes çabucak elli tane semiz öküzü çaldı ve izleri belli olmasın diye hayvanları kumlu yoldan yürüttü böylece esen rüzgarla birlikte izleri yok olmuÅŸtu.

Ancak yolda meyve bahçesi ile uğraşa yaşlı bir adamla karşılaştı ve ona:

“EÄŸer bol meyve almak ve zengin olmak istiyorsan bak fakat görme, iÅŸit fakat dinleme seninle ilgisi olmayan herÅŸey hakkında susmayı söylememeyi tercih et..dedi

GüneÅŸ’in doÄŸmasına yakın Alheios suyunun kıyılarına vardı öküzleri orada gizli bir maÄŸaraya sakladı ama açlık canına tak etmiÅŸti. Aralarından besili iki tosun seçerek güzelce kızarttı ve yedi. Hemen sonra ise gizlice maÄŸarasına döndü. İçeri kapı deliÄŸinden rüzgar gibi girdi.Bu yüzden geliÅŸini ne peri kızları nede köpekler duymuÅŸtu. BeÅŸiÄŸine kıvrılıp yattı.

GüneÅŸ doÄŸduÄŸunda Apollon öküzlerin yokluÄŸunu fark edip küplere bindi. Tanrısal sezgileriyle kısa sürede hırsızın izini bulmuÅŸtu. Apollon, Hermes’in maÄŸarasına geldi ve ona öküzleri nereye sakladığını sordu ancak Hermes anlamamazlıktan geldi, öküzleri çaldığına dair kendisine yöneltilen suçlamaların hepsini red ediyordu.

“Ben küçücük bir kundak çocuÄŸuyum nasıl senin öküzlerini çalabilirim ki..banyo yaptırmak dışında beni beÅŸiÄŸimden bile çıkarmıyorlar.

Ama Apollon’u ikna edememiÅŸti. GüneÅŸ’in tanrısı daha da öfkelenerek Hermes’I alıp Zeus’a götürdü. Ancak Hermes en sevimli halini takınarak yaptıklarını BaÅŸ tanrının huzurundada inkar etti. Ama Zeus her ÅŸeyi duyar ve görürdü. Öküzleri kimin çaldığını çok iyi biliyordu ama küçük oÄŸlunun sevimliliÄŸi onunda aklını çelmiÅŸti bu yüzden onu cezalandırmadı. Bunun yerine iki kardeÅŸi barıştırıp aralarını düzeltti ve Hermes’e öküzlerin yerini aÄŸbisine göstermesini söyledi.

Hermesin baÅŸka ÅŸansı kalmamıştı. Apollon ile birlikte öküzleri sakladığı yere gitti ve öküzlerini güneÅŸ tanrısına teslim etti. Ancak Apollon’un öfkesi hala geçmemiÅŸti, bunun üzerine Hermes onun gönlünü almak için kendi elleriyle yaptığı Lir’ini Apollon’a hediye etti. Apollon ahenklisesler çıkaran bu müzik aletine hayran kalmıştı. Hemen yumuÅŸak melodiler çalmaya baÅŸladı. Sesler öylesine güzeldi ki Apollon çalarken kendinden geçiyordu.

Böylece iki kardeÅŸin arası düzeldi ve Hermes’in herzaman Apollon’unkalbinde ayrı bir yeri oldu. Ölümsüzler arasında en sevdiÄŸi tanrı rüzgar tanrısı olan Hermes idi. Ona duyduÄŸu sevgi hiç azalmadı tersine arttı.


 
Bu yazı Pazar, 01 Haziran 2008, 04:06 tarihinde Haberler kategorisi altında yayımlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.