|
Over kanseri
Bu yazı 37 Kez okundu yazan:eLmiRa
Jinekolojik kanserleri içinde en geç tanısı konabilen ve bu nedenle en fazla ölüme sebebiyet veren kanser türü olması nedeni ile ayrı bir öneme sahiptir. Kadın kanserlerinn %4′ünü, genital kanserlerin ise %23′ünü meydana getirir. Over kanseri tanısı konan kadınlarda 5 yıllık yaÅŸam % 35 civarındadır. EndüstrileÅŸmiÅŸ ülkelerde daha fazla görülür. Bu çevresel faktörlerin etkisini düşündürmektedir. Risk Faktörleri Hormonal, ailesel ve çevresel faktörlerin over kanseri geliÅŸmini etkiledikleri düşünülmektedir. Sık ve fazla sayıda kesintisiz bir ÅŸekilde yumurtlama olanlarda kanserin daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Buna göre hiç gebe kalmamışlarda risk daha fazlayken doÄŸum yapanlarda risk 1/2 ile 1/4 oranında azalır. Yumurtlamayı baskılayarak etki eden doÄŸum kontrol hapları da kanser görülme sıklığını belirgin derecede azaltır. Yani inanılanın aksine OK’ler kanser yapmadığı gibi kansere karşı koruyucu rol oynarlar. Buna karşılık menopoz sonrası dönemde eÄŸer progesteron eklenmeden tek başına östrojen verilirse over kanseri riskinin arttığı iddia edilmektedir. Birinci derece akrabalarında over kanseri olanlarda hastalığın daha sık görülmesi genetik bir faktörün etkisini düşündürmektedir. Bu gözleme yönelik çalışmalar sonucu meme ve over kanserine neden olduÄŸu saptanan bazı genler bulunmuÅŸtur. Belirtiler Over kanserinde erken tanı son derece zordur. Çünkü çoÄŸu zaman ÅŸikayetler belirgin deÄŸildir. Karın aÄŸrısı , ÅŸiÅŸkinlik, hazımsızlık erken devredeki belirtilerdir. İleri evrelerde ise komÅŸu organlara ait bası bulguları, karın aÄŸrısı, pelviste kitle ve aÅŸağı doÄŸru bası hissi, vajinal kanama gibi spesifik olmayan ÅŸikayetlerdir. Hastayı doktora götüren en sık ÅŸikayet ise aşırı derecede karın ÅŸiÅŸliÄŸidir. Bu ÅŸiÅŸliÄŸin sebebi çoÄŸu zaman karın içerisinde sıvı birikimi yani asittir. Tanı Muayeneler esnasında özellikle menopoz sonrası kadınlarda pelvik alanda kitle saptanması over kanserini düşündürmelidir. Ultrasonografide çift taraflı ovarian kitle, 8 cm’den büyük kitle ile muayende bu kitlenin hareketli olmaması tanıyı destekler. Ayırıcı tanıda myomlar, normal ve anormal gebelikler ve diÄŸer komÅŸu organ kanserleri ekarte edilmelidir. Over kanseri düşünülen hastalarda aile öyküsü dikkatli alınmalı, iyi bir sistemik ve jinekolojik muayene yapılmalı, özellkle genç hastalarda smear tetkiki elde edilmelidir. Ayrıca damarlanmanın tespiti açısından doppler ultrason ile komÅŸu organları incelemeye yönelik radyolojik tetkikler yapılmalıdır. Manyetik rezonans ve bilgisayarlı tomografi kitlenin daha iyi incelenmesine olanak saÄŸlar. Over kanseri tanısını güçlendiren ve bu konuda hekimlere son derece yardımcı olan bir baÅŸka tetkik de tümör belirteçleridir. Tedavi Over kanserinin tedavisi birçok branÅŸtan hekimin bir arada davranmasını gerektirir. Bunlar jinekolog, onkolog, radyoterapist, kemoterapist, patolog, dietisyen ve psikiyatristtir. Tedavi kabaca cerrahi ve cerrahi olmayan olarak ikiye ayrılır. Bazen klinik olarak bulgu vermeyen vakalarda baÅŸka bir nedenden dolayı yapılan ameliyat sonucu ÅŸans eseri over kanseri tanısı konabilir. Bu gibi durumlarda evrelemeyi tamamlamak için hastanın yeniden ameliyat edilmesi gerekir. Cerrahi sonrası ise kemoterapi ve radyoterapi yaygın olarak uygulanır. Günümüzde henüz deneme aÅŸamasında olan bazı hormon ve allerjik tedavilerde vardır. Son zamanlarda ikinci bakı cerrahisi kavramı over kanseri tedavisinde giderek popülerite kazanmaktadır. Buna göre cerrahi ve kemoterapiyi takiben hasta ikinci kez ameliyat edilir ve yeniden durum deÄŸerlendirmesi yapılır. Prognozda en önemli faktör hastalığın evresidir. Buna göre evre 1 de 5 yıllık yaÅŸam % 70, evre 2 de %25, evre 3 de %18 ve evre 4 de %0′dır.
Bu yazı
Pazartesi, 02 Haziran 2008, 02:33 tarihinde
Kadın Sağlığı kategorisi altında yayımlandı.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
|
|


YORUM YAZ
Favorilerinize ekleyin!