Kaybolan Tanrı Efsanesi
Bu yazı 36 Kez okundu
yazan:CaRoLiNe_

Hititler bir çok doğa olayını tanrılara bağlamakta, ancak onları, insan şekilli (antropomorfik) olarak düşünmekteydiler.
Buna göre bir tanrı canı isterse çekip gidebiliyordu. Ancak tanrının gitmesiyle ona bağlı olan doğa olayları da etkileniyordu.
Ele geçen metinlerden biri de Fırtına tanrısının oÄŸlu Telipinu’nun kaybolması ile ilgili olandır. Hatti kökenli bu efsanenin kahramanı Telipinu aslında bir tarım tanrısıdır. Tohum ekmek, tarla sürmek, sulamak, ürünü yetiÅŸtirmek ve toplamak gibi tarım iÅŸleri ile ilgilidir. DoÄŸal olarak bu tanrının kaybolması bütün hayatı etkilemiÅŸtir. Farklı versiyonlardan derlenen efsanenin ilginç bir konusu vardır.
Tanrı o kadar sinirlidir ki elbisesini ve ayakkabılarını ters giyecek kadar sinirlenmiştir ve fırlar gider. Tanrının gitmesiyle beraber ülkede her şey değişir. Sıkıntılar başlar :
” Pencereleri sis doldurdu, evi duman doldurdu. Ocakta odunlar boÄŸuldu, ağılda koyunlar boÄŸuldu. Koyun kuzusunu istemedi, inek buzağısını istemedi.[…] Arpa ve buÄŸday yetiÅŸmez oldu, sığırlar koyunlar ve insanlar gebe kalmadılar, gebe kalanlar ise doÄŸurmadılar. DaÄŸlar kurudu, aÄŸaçlar kurudu ve çiçek açmaz oldu; otlaklar kurudu, kaynaklar kurudu.”
Tanrının gidişi o kadar etkili olmuştu ki diğer tanrılar da bundan etkilenmişti, hatta bütün tanrıların katıldıkları bir ziyafette yiyip içmelerine rağmen açlık ve susuzlukları geçmemişti. Bu pasajın açıklaması şu şekilde olabilir , burada tanrıların yemesi ve içmesi kendilerine sunulan sunular olabilir, ancak bu sunuların fayda etmedikleri görülmektedir.


En sonunda Fırtına tanrısının aklına oÄŸlu Telipinu gelir ve iyi olan her ÅŸeyi alıp götürdüğünü söyler, ve yüksek daÄŸlarda Telipinu’yu araması için kartalı gönderir. Ancak kartal Telipinu’yu bulamaz. O zaman bütün tanrıların annesi tanrıça Hannahanna Fırtına tanrısı’na bizzat aramasını söyler. Ancak fırtına tanrısı da baÅŸarılı olamaz. Hannahanna en sonunda bir arı gönderir. Arı sonunda tanrıyı bulur ve onu sokarak uyandırır (bu bölüm deÄŸiÅŸik versiyonlarda farklıdır). Telipinu daha da öfkelenir . En sonunda bir ayin yaparak öfkesini dindirmeye karar verilir. Bu iÅŸi büyü tanrıçası KamruÅ¡epa yapar:
” Ey tanrılar gidin! Åžimdi tanrı Hapantali için GüneÅŸ Tanrısı’nın koyunlarını güdün. Telipinu’nun KaraÅ¡-hububatlarını [1] iyileÅŸtirebilmem için on iki koç seçin. Bin küçük deliÄŸi olan bir sepeti kendim için aldım. Ve onun üstüne ben karaÅ¡-hububatı ve KamruÅ¡epa’nın koçlarını döktüm. Ve ben Telipinu’nun üzerinde, ÅŸurasında burasında ateÅŸ yaktım. Ve onun kötülüğünü Telipinu’nun vücudundan aldım. Onun günahını aldım. Onun kızgınlığını aldım. Onun hiddetini aldım. Onun dargınlığını aldım. Onun küskünlüğünü aldım. […] Telipinu hiddeti bırak. Öfkeyi bırak. Küskünlüğü bırak. Ve kanaldaki su nasıl geriye akmazsa, Telipinu’nun hiddeti, öfkesi ve küskünlüğü aynı ÅŸekilde geri gelmesin. […] Telipinu’nun hiddeti, öfkesi, günahı ve küskülüğü gitsin. Ev onu bıraksın. İçindeki…ondan kurtulsun. Pencere ondan kurtulsun. MenteÅŸe[ondan kurtul]sun. İç avlu ondan kurtulsun. Åžehir kapısı ondan kurtulsun. Kapı ondan kurtulsun. Kral yolu ondan kurtulsun. Meyve bahçesine, tarlaya ya da ormana o girmesin. (Karanlık) toprağın GüneÅŸ tanrısının yoluna o gitsin. Kapıcı yedi kapıyı açtı. Yedi (kapı) sürgüsünü çekti. Karanlık toprağın altında bronzdan palhi kapları durur. Kapakları kurÅŸundandır. Tutamakları ise demirdendir. İçlerine giren bir ÅŸey, bir daha geri çıkamaz. İçlerinde mahvolur. Bundan dolayı onlar Telipinu’nun hiddeti, öfkesi, günahı ve küskünlüğünü yakılsın ve onlar (buraya) geri dönmesin.”
Sonuçta bu büyü etkili olur . (BaÅŸka versiyonda bu büyüyü bir insan yapmıştır.) Telipinu’nun öfkesi diner ve evine döner. Böylece ortaklık yatışır ve eski haline döner.
Bu efsaneye çok benzeyen bir de Fırtına Tanrısı’nın kaybolması efsanesi vardır. Ancak ikisini aynı efsanenin deÄŸiÅŸik anlatımları olarak kabul edebiliriz.
Bu efsanelerin dışında GüneÅŸ Tanrısı’nın, Hannahanna’nın ve baÅŸka tanrıların da kayboluÅŸ mitosları vardır. Ancak bunları aynı efsanelerin farklı yorumları olarak düşünebiliriz.
Bu konuya dahil edebileceÄŸimiz ilginç bir motif de Ay’ın düşme mitosudur. Hatti kökenli bu mitosun bir ay tutulmasını mı anlattığı yoksa farklı bir ritüelden mi bahsettiÄŸi bilinmemektedir :
” KaÅŸku (Ay tanrısı) gökten düştü. Åžimdi o Kilammar (tapınak) üstüne düştü. Ancak onu kimse görmedi. Åžimdi tanrı (Gök/Fırtına tanrısı) onun arkasından yaÄŸmur saldı. Ve arkasından yaÄŸmur saÄŸanakları gönderdi.Onu korku aldı. Hapantalli aÅŸağıya onun yanına gitti, o zaman onunla konuÅŸtu. Gidiyor musun? Ne yapıyorsun? “


 
Bu yazı Salı, 27 Mayıs 2008, 23:08 tarihinde Haberler kategorisi altında yayımlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.