<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Yaşamın İçinden!</title>
	<atom:link href="http://www.yasaminicinden.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yasaminicinden.net</link>
	<description>Hayatı yaşamak gerek</description>
	<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 22:03:37 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>NAZİLER ve YAHUDİ SOYKIRIMI</title>
		<link>http://www.yasaminicinden.net/trh/naziler-ve-yahudi-soykirimi</link>
		<comments>http://www.yasaminicinden.net/trh/naziler-ve-yahudi-soykirimi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 22:03:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<category><![CDATA[Adolf hitler]]></category>

		<category><![CDATA[almanya naziler]]></category>

		<category><![CDATA[Hitler]]></category>

		<category><![CDATA[katliam]]></category>

		<category><![CDATA[nazi]]></category>

		<category><![CDATA[naziler]]></category>

		<category><![CDATA[soykırım]]></category>

		<category><![CDATA[yahudi katliyamı]]></category>

		<category><![CDATA[yahudi soykırımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasaminicinden.net/?p=1122</guid>
		<description><![CDATA[
2. Dünya Savaşı sırasında, Adolf Hitler’in Nazi Almanya’sı başta Yahudiler olmak üzere, çingeneler, bedensel ve zihinsel özürlüler, eşcinseller, direnişçiler, savaş esirleri olmak üzere, milyonlarca kadın, erkek, çocuk ve bebeği çeşitli şekillerde, işkencelerde, gaz odalarında, kurşuna dizerek, asarak, açlık ve hastalıklara terkederek öldürmüşlerdir.
Nazi subayları Polonyalıları kurşuna dizerken, Leszo 1939, fotolar wikipedia&#8217;dan, tıklayınca daha büyük görebilirsiniz.
Sistematik soykırım:

Almanya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis27img4.jpg" alt="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis27img4.jpg" width="417" height="254" /></p>
<p>2. Dünya Savaşı sırasında, Adolf Hitler’in Nazi Almanya’sı başta Yahudiler olmak üzere, çingeneler, bedensel ve zihinsel özürlüler, eşcinseller, direnişçiler, savaş esirleri olmak üzere, milyonlarca kadın, erkek, çocuk ve bebeği çeşitli şekillerde, işkencelerde, gaz odalarında, kurşuna dizerek, asarak, açlık ve hastalıklara terkederek öldürmüşlerdir.</p>
<p>Nazi subayları Polonyalıları kurşuna dizerken, Leszo 1939, fotolar wikipedia&#8217;dan, tıklayınca daha büyük görebilirsiniz.</p>
<p>Sistematik soykırım:<br />
<span id="more-1122"></span><br />
Almanya bir soykırım ülkesi haline gelmişti. Ülkenin tüm kurumları öldürme işlemine katıldılar. Kiliseler ve içişleri bakanlığı, ülkede kimlerin Yahudi olduğunu gösteren doğum kayıtlarını temin ettiler, Alman şirketler Yahudileri işten attılar, üniversiteler Yahudi öğretmenleri kovdular, hükümetin ulaşım araçları Yahudileri ölüm kamplarına götürecek trenlerin ulaşımını düzenledi, eczacılar kamplardaki insanlar üzerinde ilaçlar denediler, şirketler cesetlerin yakılacağı fırınlar için ihaleye katıldılar, ölenlerin detaylı listesi tutuldu, kamplara girerken tüm kişisel eşyaları yeniden kullanılmak üzere dikkatle kataloglandı&#8230;<br />
(Michael Berenbaum)</p>
<p>Soykırım, Almanya’da ve Nazi işgali altındaki değişik ülkelerde sistematik olarak gerçekleştirildi. (Hollanda, Fransa, Yugoslavya, İtalya, Polonya, Belçika, Yunanistan ) Yaklaşık 5 milyon Yahudi öldürüldü. Çoğu Polonya’da olmak üzere yaklaşık 15.000 ölüm kampı kurdular. Öldürülen Yahudi sayısı kesin olarak hala belli değil, 6 milyon rakamı bizzat Nazi  SS subayı Adolf Eichman&#8217;ın mahkeme tanıklığına dayanmaktadır.</p>
<p>Tıbbi deneyler!</p>
<p>Auschwitz, Dachau, Buchenwald, Ravensbrück, Sachsenhausen ve Natzweiller gibi ölüm kamplarında acımasızlığıyla kötü şöhrete sahip Dr. Mengele başta olmak üzere, Naziler akıllarına esen deneyleri tutuklulara uyguladılar. İnsanları basınç odalarına koymak, buz gibi soğukta tutmak, uyuşturucu zerk etmek, göz rengini değiştirmek üzere ilaçlar vermek gibi..</p>
<p>Dr. Mengele özellikle ikiz çocuklara meraklıydı ve onlar üzerinde korkunç ve sonu ölümle biten deneyler yaptı&#8230;</p>
<p>“Guida ve Ina adlı dört yaşlarında iki çingene çocuk vardı, Dr. Mengele onları alıp, götürdü, döndüklerinde çocuklar sırtlarından birbirine dikilmişti! Yaraları mikrop kapmış, akıyordu, çocuklar acıdan gece gündüz sürekli ağlıyorlardı. Annesi, morfin bulmayı başardı ve çocukların acısına son vermek için ikisini de öldürdü..”</p>
<p>1941 Ağustos’unda Minsk’de,  Himmler bizzat  100 Yahudi’nin infazına tanık oldu, SS subayı olayı günlüğünde not tutmuştu:</p>
<p>“ Himmler’in yüzü yeşilimsi oldu, mendilini çıkardı ve yanağını sildi, çünkü yanağına bir beyin parçası sıçramıştı! Daha sonra kustu. Kendine geldikten sonra askerlere moral olsun diye nutuk çekti”</p>
<p>Yine 1941 Aralık ayında kampta tifüs salgını başgösterdi. Binlerce özürlü ve hasta tutuklu odalara tıkıldı ve kapılar kilitlendi. Daha sonra barakalara kerosen döküldü ve insanlar diri diri yakıldı. Bir kısmı da yakındaki ormana götürülüp, kurşuna dizilerek, makineli tüfeklerle taranarak öldürüldüler.</p>
<p>Gaz odaları<br />
<!--more--><br />
Bütün gün Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden tren dolusu insanlar gelirdi, bazen günde tek tren, bazen günde beş tren, gelenler başlarına gelecek olandan habersizdiler, birkaç saat içinde gelenlerin yüzde doksanının gaz odasına gönderileceğini biliyordum&#8230;”</p>
<p>Rudolph Vrba&#8230;18 Ağustos 1   Auschwitz’de çalışmış.<br />
<img src="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis29img2.jpg" alt="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis29img2.jpg" /><br />
Auschwitz’in komutanı Rudolf Höb’ e göre  bunker1 1800, bunker 2 ise 1.200 kişi alıyordu, oda dolunca kapılar kilitleniyordu ve özel bölmelerden içeriye Ziklon-B adlı gaz verilmeye başlanıyordu. İçeridekiler 20 dakika içinde ölüyorlardı. Gazın daha çabuk tesir etmesi için önceden insanlar çırılçıplak soyuluyorlardı. SS doktorlarından Joann Kremer tanık olduklarını şöyle anlatıyor:</p>
<p>“ küçük pencereden içeridekilerin bağırmaları, çığlıkları duyuluyordu, odadan çıkarıldıklarında cesetler çoğunlukla yarı çömelmiş durumda ve vücutları pembe, kırmızı, yeşil beneklerle kaplı oluyordu, bazılarının kulaklarından kan akıyor, ağzılarından köpükler geliyordu.”<br />
<img src="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis19img3.jpg" alt="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis19img3.jpg" /><br />
Daha sonra cesetlerin ağızlarındaki altın dişler kerpetenlerle sökülüyor ve kadınların saçları kesiliyordu, sonra da cesetler krematoryumlarda yakılıyordu. Bu işleri de birkaç ay daha hayatta kalmayı umut eden diğer tutuklulara yaptırıyorlardı. Daha sonra SS subayı tüm altın dişlerin sökülüp sökülmediğini kontrol ederdi, eğer bir tane bile unutulduysa, tutuklunun cezası diri diri fırına atılarak yakılmak olurdu.<br />
Treblinka kampında bir gaz odası, tek seferde 2.000 kişiyi alacak şekilde yapılmıştı.</p>
<p>Kampa gelenlerin bir kısmı doğrudan gaz odalarına gönderilir, güçlü, kuvvetli olanlar ise çalışma kampı için seçilirdi. Tabii bu durumda bebekler, çocuklar, yaşlılar, zayıflar, hastalar dosdoğru gaz odalarını boylardı. Treblinka kampındakiler ölüme gönderileceklerini bilirlerdi ama Auscwitz kampındakilere ‘sizleri bite önlem için duşa gönderiyoruz’ diyerek kandırılırlardı. Ama ne kadar gizlense de, fırınlarda yakılan cesetlerin kokusu tüm kamp ve bölgeye yayılır ve insanlar olan biteni anlarlardı. “</p>
<p>Rudolf Höb  (Savaş sonrası Nuremberg mahkemesindeki tanıklığından ifadeler)<br />
<img src="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/250px_execution_of_poles_by_german_einsatzkomanndo_oktober1939.jpg" alt="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/250px_execution_of_poles_by_german_einsatzkomanndo_oktober1939.jpg" /><br />
Kamplarda gaz odasına gönderilmeyen, insanlık dışı deneylere uğramayacak kadar ‘şanslı’ (!) olanlar ise zaten yetersiz beslenmeden veya tifüs veya başka  hastalıklardan ölüyorlardı.</p>
<p>Savaşın sonu</p>
<p>Nazi’ler yenilip de, savaş bitince, Amerikan, İngiliz ve Sovyet askerlerinden oluşan müttefik kuvvetler kamplara girdiler.<br />
<img style="cursor: -moz-zoom-in;" src="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis19img2.jpg" alt="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis19img2.jpg" width="358" /><br />
“ Gür bir sesin İngilizce olarak “Hello! Hello! Artık özgürsünüz, bizler İngiliz askerleriyiz, sizi kurtarmaya geldik” diye bağırdığını duydum. Bu ses hala kulaklarımda”</p>
<p>(Hadassah Rosensaft, Bergen-Belsen esir kampındaki birYahudi tutuklu)</p>
<p>BBC muhabiri  Richard Dimbleby ise müttefiklerin ölüm kampına ayak bastıkları günü şöyle anlatıyor:</p>
<p>“ Her yer cesetlerle ve ölmek üzere olan insanlarla doluydu, korkunç manzaraya insan bakamıyordu, yeni doğmuş ve ölmüş bebekler vardı, delirmiş bir kadın biraskerden bebeği için süt istedi, asker bebeğin yanına gittiğinde çocuğun günler önce ölmüş olduğunu farketti, hayatımın en kötü günüydü&#8230;”</p>
<p>Müttefiklerin girdiği ilk ölüm kampı, Majdanek kampıydı, 23 Ağustos’ta Sovyet birlikleri girdiler, 27 Ocak’ta Auschwitz ‘e yine Sovyetler girdi. Treblinka, Sobibor ve Belzec ölüm kampları ise müttefikler gelmeden Nazi’ler yok ettiler. Auschwitz’de hala sağ 7.000 kişi bulundu. 180 tanesi korkunç deneyler için kullanılan çocuklardan müteşekkildi. 17.000 ceset gömülü olarak bulundu. 10.000 kişi ise takip eden haftalarda tifüs ve başka hastalıklardan öldüler.<br />
<img src="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis18img1.jpg" alt="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis18img1.jpg" /><br />
2 -YAPILAN KATLİAMLARDAN BAZILARI</p>
<p>ARDEATINE KATLİAMI</p>
<p>23 Mart 1944’de Roma sokaklarında devriye gezen Almanlara İtalyan direnişçiler baskın yaptı. 33 Alman askeri öldü, düzinelercesi yaralandı. Saldırı sonrasında Hitler, ölen her Alman askeri için 100 İtalyan’ın öldürülmesi emrini verdi. Alman polis müdürü Herbert Kappler sayıyı 10’a indirdi. Hapisanelerdeki tutuklular, sokaktan geçen rastgele insanlar toplandı ve 300 üzerindeki bu kişiler beşer kişilik gruplar halinde Ardeatine mağaralarına götürüldüler. Burada silahla kafalarından vurularak öldürüldüler, infazı yapacak olan askerler daha önce hiç kimseyi öldürmemişlerdi bu yüzden cesaret vermek için askerlere konyak içirildi. Buna rağmen bazı askerler katliamdan dehşete kapıldıklarını anlattılar. Daha sonra patlayıcalar patlatarak, cesetlerin üzeri tonlarca kayayla kapatıldı. Cesetler bir yıldan uzun süre mağarada öyle kaldı, ancak İtalya’ya müttefikler girince, mağaraya ulaşıldı ve cesetler cenaze töreni yapılarak gömüldü, bir de anıt dikildi. Ziyaretçilere açıktır ve her yıl katliamın yıldönümünde törenler yapılır.<br />
<img src="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/240px_rows_of_bodies_of_dead_inmates_fill_the_yard_of_lager_nordhausen__a_gestapo_concentration_camp.jpg" alt="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/240px_rows_of_bodies_of_dead_inmates_fill_the_yard_of_lager_nordhausen__a_gestapo_concentration_camp.jpg" /><br />
BUNKER TRAJEDİSİ<br />
Bu olay Hollanda’daki bir toplama kampında gerçekleşti. 23B no’lu barakadaki bir kadın tutuklu kamp hapishanesine (bunker) kapatılınca, diğer kadınlar bunu protesto ettiler. Kamp komutanı Grünewald, ceza olarak bir hücreye koyabildiği kadar kadın tutuklu koydurttu. Sonunda 115 no’lu ve 9 metrekarelik hücreye 74 kadın kapatıldı. 14 saat sonra kapı açıldığında kadınlardan on tanesi ölmüştü. Bu olay kampta yayıldı ve direnişçilerin gazetelerinde yer aldı. Olayın sızması yüzünden kamp komutanını rütbesi indirildi ve Rusya cephesine gönderildi, orada öldürüldü.</p>
<p>LIDICE KATLİAMI (Lidice Çocukları olarak da geçer)</p>
<p>9 Haziran 1942’de Hitler’in emriyle, küçük bir Çekoslovakya kasabası olan Lidice, Bohemya’dan sorumlu Nazi subayı Reinhard Heydrich’e yapılan suikaste misilleme olarak haritadan silindi. Naziler kasabaya girdiler ve kadın ve çocukları, erkeklerden ve 15 yaş üstü oğlanlardan ayırdılar. Kadın ve çocuklar bir okula kapatıldı, 173 erkek çiftlik binalarına..on kişilik infaz timleri erkekleri kurşuna dizerek öldürdü. İlaveten 19 erkek Prag’a gönderilip orada öldürüldü. Kadınların bir kısmı kurşuna dizildi, bir kısmı toplama kampına gönderildi. Çocukların ‘üstün Alman ırkına uygun’ olanları alındı, diğerleri gaz odalarına gönderildi. Sonra tüm köy kilise ve mezarlıklar dahil düpdüz edilerek haritadan silindi. 1049’da köy yeniden inşa edildi. Şu anda burada bir anıt ve ölen çocukların heykelleri (42 kız ve 40 oğlan)bulunuyor, ölen çocukları temsilen ‘gül bahçesi’ yapılması önerilmiş.<br />
<img src="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/hitler435ee.jpg" alt="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/hitler435ee.jpg" /><br />
MARZABOTTO KATLİAMI</p>
<p>Küçük bir İtalyan kasabası olan Marzabotto’da yaşandı. Direnişçilere destek sağladıkları gerekçesiyle, 29 Eylül ile 5 Ekim 1944 yılında, Sturmbannführer Walter Reder komutasındaki, 16.SS panzer birliği, kasaba ahalisini kıyıma uğrattı. Bazı kaynaklara göre 955, bazı kaynaklara göre 1830 kişi bu katilamın kurbanı olmuşlardı. Bugün 770 kurban raporlara geçmiştir. Ölenlerin 45’i 2 yaşın altında, 110’u 10 yaşından küçük, 95’i 16 yaşından ufak, 142’si 60 yaşın üzerinde, 316’sı kadın ve beşi de papazdı.<br />
(tam liste için wikipedia&#8217;ya bakabilirsiniz)</p>
<p>3- NAZİ SAVAŞ SUÇLULARINA NE OLDU?</p>
<p>‘Azrail’ lakaplı Dr. Mengele<br />
<img src="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis14img4.jpg" alt="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis14img4.jpg" /><br />
Dr. Josef Mengele, ölüm kampı Auschwitz’de çalışıyordu. Kampa gelenlerin hangilerinin yaşaması, hangilerinin gaz odasına gönderilmesi seçiminiy yapan da oydu. Hitler’in ‘üstün ırk’ tezine uygun olarak, özellikle ikiz çocukları kobay gibi kullanıyordu. Savaşın bitiminden sonra tüm Nazi avcılarını aldatarak, izini kaybettirdi ve bu dünyada suçlarının cezasını çekmeden geberdi. 1979’da Brezilya’da öldü ve dünya bunu ancak 1985’de öğrendi.</p>
<p>Savaş bittiğinde Rus askerleri 27 Ocak 1945’de saat 3’te Auschwitz ve Birkenau ölüm kampının kapısına vardılar. SS subaylarının öldürdüğü 650 kişinin cesediyle karşılaştılar. O sırada Mengele, 200 mil uzakta, kuzeybatıdaki bir başka kampa gitmişti. Burası Gross Rosen’di. Ve 1942’den beri Rus savaş esirleri üzerinde biyolojik silah deneyleri yapılıyordu. Rus askerleri oraya da gelmeden Mengele kaçtı. Mengele’nin yardımcısı genetik profesörü Otmar Freiherr von Verschuer, tüm dökümanları yok etti. Mengele ise düzenli bir Alman ordusuna katılıp, SS üniformasını değiştirdi. Rusların yenileceğini umarak bir süre Çekoslovakya’da kaldı. Fakat Kızıl Ordu’nun durdurulması imkansızdı ve Mengele ile yeni birliği daha batıya kaçmaya başladılar ve motorize bir Alman sahra hastanesine rastladılar. Orada Dr. Hans Otto Kahler, Mengele’yi hemen tanıdı çünkü Mengele’nin ikiz deneyleri için o da işin içine karışmıştı. Aynı gün radyo Hitler’in intihar ettiğini duyurdu. Mengele, habere inanmamıştı. Müttefiklere yakalanmaktan korkan Mengele, Auswiczh’ de tuttuğu korkunç deneylere ilişkin notlarını hastanede çok güvendiği bir hemşireye emanet etti. (Mengele hatıralarında bu kadının ismini belirtmemiştir). Tekrar batıya doğru gitmeye devam ettiler ve 8 Mayıs 1945’te Almanya koşulsuz teslim olduğunu belirten anlaşmayı imzaladı. Mengele Çekoslovakya sınırından o zamanki adıyla Saksonya’ya geçti. Bu arada 15.000 Alman askeri Rus ve Amerikan askerlerinin ortasına sıkışmıştı. Mengele’nin birliği ormanda saklanıyordu. Albay Fritz Ulmann, onun SS subayı olmasından şüphelenmişti. 15 Haziran’da Amerikan askerleri ormana girdiler ve 10.000 Alman askerini esir aldılar ama Mengele aralarında yoktu. Amerikalıları aldatıp, Bavyera’ya kaçmıştı. Özgürlüğü uzun sürmedi, Amerikalılar her yeri kuşattılar ve yakalandı. Ama Amerikalılar onun SS subayı olduğunu anlamadıkları için fazla önem vermediler. (SS subayları sırtlarına bir dövme yaptırırlarmış, Mengele bu dövmeyi yaptırmadığı için Amerikalıları yanıltmıştı). Yakalanmaktan çok korkan Mengele depresyona girmişti. Ağustos 1945’te serbest bırakıldı ve veteriner dostu Albert Miller’in evine gitti. Fakat Dr. Miller tutuklandı, o sırada Mengele arka odalardan birinde saklanıyordu. Miller’in yakalanması onu korkutmuştu, Auschwitz notlarını verdiği hemşireyi bulmak üzere tehlikeli bir yolculuğu göze alarak, gece Rus bölgesine doğru yola çıktı. Bu esnada Miller’in karısı Mengele’nin erkek kardeşi Karl’a onun sağ olduğunu söylemişti, Karl’da bunu Mengele’nin karısına anlattı tüm aile Mengele’nin sağ olduğunu öğrenmiş oldu. Amerikalılar Mengele’yi ararken, o değerli notlarını bulmuş, Rus bölgesinden dönüyordu. Münih’e gidip, güvendiği arkadaşlarının apartmanında saklandı. Burada ona çiftçi olarak iş bulmayı planladılar, ismini de Fritz Ulmann olarak değiştirdi.  Uzun süre  Georg ve Maria Fischer adlı karı kocaya ait çiftlikte, küçük, ahır gibi bir yerde çalıştı. Maria Fischer, o yılları gayet iyi hatırlıyor,”sabah 6.30’da kalkardı, güçlü kuvvetliydi ama süt sağmayı bilmiyordu, ortalığı temizler, ormanda çalışır, ağaç keserdi”. Zamanla Georg ve Maria, tahsilli konuşmasından, iş yapmaya alışık olmayan ellerinden vs. onun bir şeyler sakladığını hatta pis bir Nazi olduğunu tahmin ettiler ama onları ilgilendirmiyordu. 1946’nın sonunda Mengele artık Amerikalıların kendisini unuttuğunu düşündü öyle ki, gizlice karısını ve çocuğunu görmeye gitti, ailesi Mengele’nin yakalanırsa idam edileceğini bildiğinden, Amerikalıları Mengele’nin öldüğüne inandırmaya çalıştılar. Bir ara çiftliğe motorsikletli iki Alman polisi gelmiş ve kimlik kontrolü yapmışlar ama Amerika’lıların serbest bıraktıklarına ilişkin kağıtları görünce gerisin geri gitmişler. 1948 sonbaharında ise Mengele Almanya’dan gidip başka bir ülkede -mesela Arjantin- yerleşmeyi düşünmeye başlamış. Son bir kez ailesinin yanına gitmiş, onlara da peşinden gelmelerini istemiş ama karısı reddetmiş. Önce trenle Inssbruck’a gelmiş, günlüğünde sadece kod adını yazdığı beş ayrı esrarengiz adam ona bu yolculuklarında yardım etmişler. Oradan İtalya’ya geçmiş. Golden Cross Inn adlı bir handa bir ay kalmış, burada Kurt adlı birinden son önemli yardımları almış, hala açıklığa kavuşmayan bir husus ise Kızılhaç pasaportunu nasıl temin ettikleri! Kurt bunu İsviçre konsolosluğundan temin ettiğini söylemiş. Ertesi gün Arjantin konsolosluğuna gitmiş yalnız bu sefer de İtalya vizesi engeli çıkmış onu da rüşvet vererek halletmiş. Fakat göçmen bürosu kağıtlarının sahte olmasından şüphelenip hapsetmişler ve 3 hafta hapiste kalmış ama şansı yine yaver gitmiş ve Kurt’un arkadaşı tatilden dönünce işleri çözmüş. Mengele hapisten kurtulmuş ve çıkış izni almış. 1949’da North King adlı gemiye binmiş. Güney Amerika’ya vardıktan sonra sürgün hayatında muntazaman günlük tutmaya başlamış. Bu arada karısı bir başkasıyla evlenmek için boşanmak istiyormuş ve Mengele vekaletname göndererek bu işi halletmiş. Daha sonra Mengele de Martha adlı kadınla evlenmiş, hatta bunun için 1956 yılında tekrar Avrupa’ya gitmiş, ailesini görmüş ve yine Arjantin’e dönmüş. 1956 yılına kadar tutuklanması emri çıkartılmayınca, sahte isimle yaşamanın verdiği karışıklıklardan da bıktığından, artık yakalanmayacağını düşünerek, sonunda konsolosluğa gerçek ismini söylemiş.</p>
<p>Güven içinde sabah 9, akşam 5 ‘e kadar doktorluk yapıyormuş ama 13 yıl sonra, Arjantin polisi onun lisanssız doktorluk yaptığından şüphelenmiş, aynı anda Almanya’da da Mengele’yi geri getirmek için dava açılmış.</p>
<p>Auschwitz’deki esirlerden Hermann Langbein, Mengele’yi adaletin önüne çıkartmak için kişisel bir ‘haçlı seferi’ başlatmış. Özel dedektifler tutarak, karısı İrene’den boşandığını, boşanma kayıtlarıyla Buenos Aires’teki gerçek adresini bulmuş. Fakat 1959 Mart’ında Mengele daha güvende olacağı düşüncesiyle Paraguay’a kaçmış ve hala gerçek ismiyle (Josef Mengele olarak) orada yaşamaya başlamış, dahası orada kendisi gibi kaçak bir başka Nazi olan Alban Krug’la tanışmış ve 15 ay boyunca onun evinde kalmış.  Alman polisi ve İsrail hükümeti geri getirmek için çareler de aranıyormuş ama bürokratik işlemler çok yavaş işliyormuş. Sonunda 1 yıl 23 gün sonra, dava Arjantin yargıçlarına ulaşmış ve polis Mengele’yi aramaya başlamış. Eğer o sırada Mengele Arjantin’de olsaydı, yakalancaktı. Arjantin cumhurbaşkanı Arturo Frondizi, Almanya’ya yaptığı ziyaret esnasında basına ülkesinin suçluları korumak niyetinde olmadığını ancak Almanların Mengele’nin suçları için kanıt göstermeleri gerektiğini söylüyordu. Mengele ise ne Almanlar’dan ne de Arjantinlilerden korkuyordu, onun korkusu İsraillilerdi. 1960’da İsraillilerin onu saklandığı çiftlikte yakalayacaklarından korkarak bu sefer Brezilya’ya kaçmaya karar verdi. Brezilya’da yine kendisi gibi eski bir Nazi olan Wolfgang Gerhard’la tanıştı. Bu arada karısı Martha, kaçak hayatının kendisine göre olmadığını söyleyerek boşanmak istedi, boşandılar. Mengele ismini ‘Peter Hochbichler’  olarak değiştirdi ve Stammer isimli bir çiftlik sahibinin yanında işe girdi. Bu arada İsrail gizli ajanları (Mossad) harıl harıl onu arıyorlardı, Paraguay’a kadar izini sürmüşlerdi. CIA de işin içindeydi, sonunda Mossad onun Brezilya’da olduğunu da öğrendi. 1972 yılında Mengele hastalandı. Yıllarca stres ve endişeden bıyıklarını kemirme alışkanlığı edinmişti, o kadar çok kıl yutmuştu ki, bağırsaklarında kütle oluşmuştu. Sao Paolo’da bir hastaneye kaldırıldı, sahte kimlik kartında yaşı 47 olarak yazıyordu, doktorlar şüphelendi, ‘hastanın 47 yaşında biri için fazla yaşlı gözüktüğünü’ söylediler. Arkadaşı nüfus cüzdanında yanlış yazıldığını söyledi, doktor da bu açıklamayı yeterli gördü. 1976’da durumu kötüleşti, doktor olarak kendi durumunu biliyordu, ‘Don Pedro’ adıyla bir hastaneye kaldırıldı. Oğlu Rolf’u son kez görmek istedi ve baba-oğul Mengele yeniden küçük bungalovda bir araya geldiler. 14 gün birlikte kaldılar ve bu sürede oğlu babasından kendi hakkındaki suçlamaları sordu, babası en ufak bir suçluluk bile duymuyordu! 1978 yılında denizde kalp krizi geçirerek öldü. Tam olarak nereye gömüldüğü açıklanmadı.</p>
<p>Tüm bunlara sebep olan baş suçlu Adolf Hitler, müttefikler saklandığı sığınağı ele geçiremeden, metresi Eva Braun ile birlikte siyanür içerek intihar etti. Siyanürü daha önce sevdiği köpeğine de içirip, onu da öldürdü. Cesedini kendisine bağlı adamları yaktılar, bugüne kadar bulunamadı. Hatta bu yüzden onun aslında ölmediği, hala sağ olduğu saklandığı gibi dedikodular bile yapıldı! Bunların doğruluk derecesi bilinmiyor.</p>
<p>Diğer Nazi savaş suçlularından yakalanabilenler Nurenberg Mahkemesinde yargılandılar.</p>
<p>Bazıları intihar ettiler. Pekçoğu suçlarından dolayı idam edildiler veya ağır hapis  ya da ömür boyu hapis cezasına çarptırıldılar. Bazıları Mengele gibi kaçmayı başardılar. Kaçanların bir kısmını İsrail ajanları buldu ve infaz etti ama bir kısmı da bulunamadı. Hitler’in yardakçısı, faşist İtalyan lider Benito Mussolini ise yakalanarak idam edildi.</p>
<p>Diğer baş suçlu Naziler:<br />
<img src="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis27img4.jpg" alt="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis27img4.jpg" /><br />
Rudolf Hess: Ömür boyu hapse mahkum edildi, 87’de hücresinde intihar etti<br />
Joseph Goebbels: İntihar etti<br />
Herman Görring: İntihar etti<br />
Heinrich Himmler: İntihar etti<br />
Klaus Barbie: (Kasap) lakaplıydı, bizzat işkenceler katılırdı. Ömür boyu hapse mahkum edildi, hapiste öldü<br />
Richard Baer: Auscwitz’in komutanıydı, savaştan sonra kaçtı, 1960’da yakalandı.<br />
Martin Bormann: Suçlu bulundu ve kaçtı, yıllar sonra DNA testiyle öldüğü anlaşıldı. Bormann ile Himmler arasında geçen bir telefon konuşması mahkemedeki en büyük kanıtlardan biriydi, ‘yokedildi’ sözcüğünün telaffuzu yasak olmasına rağmen Bormann telefonda Himmler’e  Polonya’daki Yahudilerden sözederken ‘yokedildiler’ sözcüğünü kullandı, Himmler kızdı ve telefonda bu kelime yerine kod olarak kullanılan ‘halloldu’ sözcüğünü kullanmasını istedi.<br />
<img src="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis30img2.jpg" alt="http://img2.blogcu.com/images/t/a/r/tarihisehirler/bakis30img2.jpg" /><br />
(tam liste çok uzun, buraya alamadım,  wikipedia’ya bakabilirsiniz)</p>
<p>kaynak: wikipedia ve Gerald L. Posner<br />
kısaltarak çeviren: Müjde Dural</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasaminicinden.net/trh/naziler-ve-yahudi-soykirimi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>S.Ü Rektörü Süleyman Okudan Gözaltında</title>
		<link>http://www.yasaminicinden.net/yasaminicinden/su-rektoru-suleyman-okudan-gozaltinda</link>
		<comments>http://www.yasaminicinden.net/yasaminicinden/su-rektoru-suleyman-okudan-gozaltinda#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2008 21:59:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CaRoLiNe_</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yasamin Icinden]]></category>

		<category><![CDATA[okudan gözaltında]]></category>

		<category><![CDATA[rektör okudan göz altına alındı]]></category>

		<category><![CDATA[rektör süleyman okudan]]></category>

		<category><![CDATA[rektör süleyman okudan gözaltında]]></category>

		<category><![CDATA[s.ü rektörü gözaltında]]></category>

		<category><![CDATA[selçuk üniversitesi rektörü gözaltında]]></category>

		<category><![CDATA[Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan]]></category>

		<category><![CDATA[Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan g]]></category>

		<category><![CDATA[selçuk üniversitesi rektörü süleyman okudan]]></category>

		<category><![CDATA[selçuk ünv rektörü]]></category>

		<category><![CDATA[süleyman okudan]]></category>

		<category><![CDATA[süleyman okudan gözaltında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasaminicinden.net/?p=1115</guid>
		<description><![CDATA[Konya polisinin 8 ilde düzenlediği Okyanus operasyonu kapsamında, aralarında Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan’ın da bulunduğu yaklaşık 30 kişi gözaltına alındı.   
 
Konya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bu sabah Konya ile birlikte Adana, Malatya, Adıyaman, Afyonkarahisar, Kahramanmaraş, Kütahya ve Karaman’da, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, ihaleye fesat karıştırmakla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 200%; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-outline-level: 1;"><span style="font-size: 10pt; color: black; line-height: 200%; font-family: Verdana; mso-bidi-font-weight: bold; mso-font-kerning: 18.0pt;"><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.haberk.com/images/haber/n_16895_suleyman_okudan(1).JPG" alt="" width="250" height="200" />Konya polisinin 8 ilde düzenlediği Okyanus operasyonu kapsamında, aralarında Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan’ın da bulunduğu yaklaşık 30 kişi gözaltına alındı.   </span><span style="color: black;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 200%; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-outline-level: 2;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 200%; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-outline-level: 2;"><span style="font-size: 10pt; color: black; line-height: 200%; font-family: Verdana;">Konya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bu sabah Konya ile birlikte Adana, Malatya, Adıyaman, Afyonkarahisar, Kahramanmaraş, Kütahya ve Karaman’da, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, ihaleye fesat karıştırmakla suçlandığı belirtilen yaklaşık 30 kişiyi gözaltına aldı.</span><span style="color: black;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 200%; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 200%; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"><span style="font-size: 10pt; color: black; line-height: 200%; font-family: Verdana;">Gözaltına alınanlar arasında Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan ile Konya Vakıflar Bölge Müdürü İ.G, Konya Numune Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. R.S. ve çeşitli hastanelerin yöneticilerinin de bulunduğu öğrenildi.</span><span style="color: black;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 200%; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 200%; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"><span style="font-size: 10pt; color: black; line-height: 200%; font-family: Verdana;">Gözaltına alınanlardan bazılarının “adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs”le de suçlandığı bildirildi. Operasyonun, Okyanus Şirketler Grubu ihaleleri ile ilgili düzenlenen yolsuzluk ve çete operasyonunun 3. dalgası olarak gerçekleştirildiği öğrenildi.<span id="more-1115"></span></span><span style="color: black;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 200%; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 200%; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"><span style="font-size: 10pt; color: black; line-height: 200%; font-family: Verdana;">Rektör Okudan, henüz sağlık muayenesi için Konya Numune Hastanesi’ne getirilmezken, SÜ Rektörlüğü’nde ve Okudan’ın makam odasında polisin arama yaptığı öğrenildi.</span><span style="color: black;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 200%; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"><span style="font-size: 10pt; color: black; line-height: 200%; font-family: Verdana;">Operasyonun 23 Eylülde düzenlenen ikinci dalgasında Okyanus Şirketler Grubu’nun çeşitli hastanelerden aldığı temizlik, güvenlik, yemek ve görüntüleme ihalelerinde yolsuzluk yapıldığı ve çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu gerekçesiyle şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun ve </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 200%; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"><span style="font-size: 10pt; color: black; line-height: 200%; font-family: Verdana;">SÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başmüdürü Mustafa Mete ile birlikte 21 kişi Konya’dan sevk edildikleri Adana’da çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı.</span><span style="color: black;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 200%; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"><span style="font-size: 10pt; color: black; line-height: 200%; font-family: Verdana;">Okyanus Şirketler Grubu, SÜ Meram Tıp Fakültesi ve Konya Numune Hastaneleri ile birlikte Konya’da ve farklı illerde çok sayıda sağlık kurumunun yemek, görüntüleme, güvenlik ve temizlik ihalelerini almıştı. Çıkar amaçlı suç örgütü kurularak, bu ihalelere fesat karıştırıldığı öne sürülüyor.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasaminicinden.net/yasaminicinden/su-rektoru-suleyman-okudan-gozaltinda/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Arda Turan Herkesi Duyarlı Olmaya Davet Etti</title>
		<link>http://www.yasaminicinden.net/spor/arda-turan-herkesi-duyarli-olmaya-davet-etti</link>
		<comments>http://www.yasaminicinden.net/spor/arda-turan-herkesi-duyarli-olmaya-davet-etti#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2008 21:49:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CaRoLiNe_</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Spor]]></category>

		<category><![CDATA[arda turan]]></category>

		<category><![CDATA[arda turan herkesi duyarlı olmaya davet etti]]></category>

		<category><![CDATA[arda turan herkesi sağduyulu olmaya davet etti]]></category>

		<category><![CDATA[arda turanın sağlık durumu]]></category>

		<category><![CDATA[ardanın sağlık durumu]]></category>

		<category><![CDATA[üyükşehir Belediyespor maçında rahatsızlanan Arda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasaminicinden.net/?p=1114</guid>
		<description><![CDATA[ 
Büyükşehir Belediyespor maçında rahatsızlanan Arda taburcu olurken, psikolojik açıdan sıkıntılı bir dönem yaşadığına dair sitem etti: “Ne zaman dışarıya çıksak bir sorun oluyor. Olmayanlar yazılıyor. Saygısızlık olmasın diye cevap vermiyoruz.”
 
istanbul Büyükşehir Belediyespor maçında rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Galatasaraylı futbolcu Arda Turan, taburcu edildi.
 
Kontrol amaçlı olarak geceyi Bakırköy Acıbadem Hastanesi’nde geçiren genç futbolcu, hastane çıkışında basın mensuplarına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span><span><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.tff.org/Resources/TFF/Auto/d3b33afc4b774f9693285c357bb19e6c.jpg" alt="" />Büyükşehir Belediyespor maçında rahatsızlanan Arda taburcu olurken, psikolojik açıdan sıkıntılı bir dönem yaşadığına dair sitem etti: “Ne zaman dışarıya çıksak bir sorun oluyor. Olmayanlar yazılıyor. Saygısızlık olmasın diye cevap vermiyoruz.”</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span><span> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span><span>istanbul Büyükşehir Belediyespor maçında rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Galatasaraylı futbolcu Arda Turan, taburcu edildi.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span><span> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span><span>Kontrol amaçlı olarak geceyi Bakırköy Acıbadem Hastanesi’nde geçiren genç futbolcu, hastane çıkışında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sağlık durumunun iyi olduğunu ve şu an herhangi bir sorunu bulunmadığını söyledi.</span></span><span></p>
<p><span>Arda Turan, hastanede bütün tahlil ve tetkiklerinin yapıldığını belirterek, “Çok iyiyim. Biraz zorluydu gece ister istemez, ama her şey yolunda. Stres ve yorgunluğa dayalı bir durum var, ondan kaynaklanmış. Türkiye’de futbol oynayıp, stresli olmamak imkansız. Biraz duygusal insanlarız. İster istemez bu duyguları biraz yoğun yaşıyoruz. Kazandığımız ya da kaybettiğimizde veya hakaret derecesine varan eleştiriler olduğunda&#8230; Ama problem değil, kendimi gayet iyi hissediyorum. Gayet iyi durumdayım. Şimdi bir iki gün dinleneceğim. Milli takım kampına gidemeyeceğim. Çarşamba günü düz koşuya başlayacağım. Çok iyiyim. Sadece biraz kafa olarak yorgunum” dedi.<span id="more-1114"></span></span></p>
<p><span>Uyku sorunu yaşadığını ifade eden Arda, “Geceleri rahat uyuyamıyorum. Neden olduğunu bilmiyorum. Ya biz birilerinin canını yaktık ya da biri bizim canımızı yaktı. Onun dışında bir şey yok. Her insanın başına gelebilecek şeyler. 21 yaşında genç bir insanım sonuçta. İster istemez sıkıntı çekiyoruz. Hastaneye gelen insanlara, büyüklerime, arkadaşlarıma ve dua eden herkese teşekkür ediyorum. Hiçbir şeyim yok. Çok şükür sağlıklı durumdayım” diye konuştu.</span></p>
<p><span><span>“FORMAMI TAŞIMAYA ÇALIŞIYORUM”</span></span><br />
<span>Genç futbolcu, İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında çok koştuğu için rahatsızlık yaşadığını dile getirerek, “Üst üste atılan deparlardan kaynaklandı. Sonuçta maç 1-0. Savunmaya da geliyorsunuz ileriye de gidiyoruz. O arada dengeyi sağlayamayınca, dinlenemeyince olur böyle şeyler. Bir ara yorgunluk hissedince çıkmak istedim. Ama formam her zaman benim için çok kıymetli. Onu elimden geldiğince üstümde taşımaya çalışıyorum. Bir dakikası bile benim için çok önemli. Biraz kendimi iyi hissedince sahanın içinde kalmak istedim. Ardından bir depar daha atınca vücudum çok yoruldu. Her halde nabız 230’lara çıkmış. Ama normal, uykusuz bir vücut. Her şeyden önce benim psikolojik sıkıntı yaşadığım bir dönem” dedi.</span></p>
<p><span>Yaşadığı rahatsızlığın özel nedenlerden kaynaklanmadığını anlatan Arda, “Ailem ve arkadaşlarım olmazsa daha çok sıkıntı yaşardım. Türkiye’de bir şeyleri kaybettiğiniz zaman sokağa dahi çıkamıyorsunuz. Bu mentaliteyi değiştirmemiz lazım. Ben de duygusal bir adamım. Ne zaman dışarıya çıksak, yemeğe çıksak bir sorun oluyor. Olmayanlar yazılıyor. Cevap vermiyoruz, saygısızlık olmasın diye. Ama yaptığım bir şey yok. Bir defa insanlar saygı duymuyor bazı durumlarda. Artık insan kasti bir şeyler arıyor bunun altında. Yine de kimseye kızgın değilim. Sadece bu ülkede çok fazla genç futbolcu yetişmiyor, bunun kıymetinin bilinmesi lazım. Herkesi biraz daha duyarlı olmaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.</span></span><span><span></span></span></p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasaminicinden.net/spor/arda-turan-herkesi-duyarli-olmaya-davet-etti/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Erkan Ocaklı Toprağa Verildi</title>
		<link>http://www.yasaminicinden.net/yasaminicinden/erkan-ocakli-topraga-verildi</link>
		<comments>http://www.yasaminicinden.net/yasaminicinden/erkan-ocakli-topraga-verildi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2008 21:45:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CaRoLiNe_</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yasamin Icinden]]></category>

		<category><![CDATA[Bir süredir kanserle mücadele eden ve önceki gece hayat]]></category>

		<category><![CDATA[erkan ocaklı]]></category>

		<category><![CDATA[erkan ocaklı toprağa verildi]]></category>

		<category><![CDATA[erkan ocaklının cenaze töreni]]></category>

		<category><![CDATA[erkan ocaklının cenazesi]]></category>

		<category><![CDATA[Önceki gece Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasaminicinden.net/?p=1113</guid>
		<description><![CDATA[ 
Bir süredir kanserle mücadele eden ve önceki gece hayatını kaybeden Erkan Ocaklı toprağa verildi. 40’ın üzerinde albüm ve 400’ün üzerinde esere imza atan Ocaklı’nın cenaze töreninde izdiham yaşandı.
 
Önceki gece Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde vefat eden Erkan Ocaklı (59) için, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camisi’nde tören düzenlendi.
 
Tören dolayısıyla cami ve avlusunda izdiham [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span><span>Bir süredir kanserle mücadele eden ve önceki gece hayatını kaybeden Erkan Ocaklı toprağa verildi. 40’ın üzerinde albüm ve 400’ün üzerinde esere imza atan Ocaklı’nın cenaze töreninde izdiham yaşandı.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span><span> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span><span>Önceki gece Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde vefat eden Erkan Ocaklı (59) için, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camisi’nde tören düzenlendi.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span><span> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span><span>Tören dolayısıyla cami ve avlusunda izdiham yaşanırken, Ocaklı’yı son yolculuğuna uğurlamak için gelen sevenleri, caminin bulunduğu Kısıklı Caddesi’nin de trafiğe kapanmasına neden oldu.<span id="more-1113"></span></span></span><span></p>
<p><span>Törene katılan İstanbul Valisi Muammer Güler, “Kültür hayatımızın çok önemli bir değerini kaybettik. Her insana nasip olmayacak bir törenle uğurluyoruz. Hepimizin başı sağolsun” dedi.</span></p>
<p><span>Nevşehir Müftüsü Süleyman Aktaş, Ocaklı’nın ölmeden 35 Yasin-i Şerif okuyarak ve Kelime-i Şahadet getirdiğini söyleyerek, şunları söyledi: “Türkiye kaybetti. Türk-İslam dünyası kaybetti. Bunun en güzel örneği sizlerin burada olmasıdır. Erkan Ocaklı, sadece Karadeniz Kültürü’ne hizmet etmedi. O, Türkiye hatta İslam dünyası kültürüne hizmet etti. Mısır, Suriye, Ürdün halkı onu her gittiği zaman saygıyla karşılardı. Büyük hizmetlere adım atan bir insandı. Bizleri, düşünce dünyamızın derinliklerinden gelen bu insanlar ayakta tutuyor. Erkan hoca, nasıl müftüye saygı gösteriyorsa, devletin de sanatçıya sahip çıkması lazım.”</span></p>
<p><span>Erkan Ocaklı’nın kardeşi Mehmet Ocaklı da “Ben ağabeyimi kaybettim ama bu insanlar da sanatçısını kaybetti. Erkan Ocaklı’yı kaybetmenin acısına dayanmak zor tabii. Böyle milyonlarca insana mal olmuş, gönüllerine taht kurmuş bir insanın bana bıraktığı soyadıyla gurur duyuyorum” diye konuştu.</span></p>
<p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span><span> </span></span></p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasaminicinden.net/yasaminicinden/erkan-ocakli-topraga-verildi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Her Çocuğa Bir Dizüstü Bilgisayar</title>
		<link>http://www.yasaminicinden.net/bilgisayarinternet/her-cocuga-bir-dizustu-bilgisayar</link>
		<comments>http://www.yasaminicinden.net/bilgisayarinternet/her-cocuga-bir-dizustu-bilgisayar#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2008 21:40:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CaRoLiNe_</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bilgisayar/Internet]]></category>

		<category><![CDATA[199 dolara bir vakıf tarafından üretilen XO PC’ler]]></category>

		<category><![CDATA[dizüstü]]></category>

		<category><![CDATA[dizüstü bilgisayar]]></category>

		<category><![CDATA[dizüstü bilgisayar kampanyası]]></category>

		<category><![CDATA[dizüstü pc]]></category>

		<category><![CDATA[her çocuğa dizüstü]]></category>

		<category><![CDATA[her çocuğa dizüstü bilgisayar]]></category>

		<category><![CDATA[her çocuğa dizüstü bilgisayar kampanyası]]></category>

		<category><![CDATA[her çocuğa dizüstü bilgisayar uygulaması]]></category>

		<category><![CDATA[OLPC vakfı]]></category>

		<category><![CDATA[XO PC’ler]]></category>

		<category><![CDATA[‘Her çocuğa bir dizüstü’ projesi]]></category>

		<category><![CDATA[‘Her çocuğa bir dizüstü’ projesi dahilinde üretilen XO]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasaminicinden.net/?p=1112</guid>
		<description><![CDATA[ 
Gelişmekte olan ülkelerdeki yoksul çocukları bilgisayarla tanıştırmayı amaçlayan, ‘Her çocuğa bir dizüstü’ projesi dahilinde üretilen XO PC’ler, internet üzerinden satışa çıktı.
Üçüncü dünya ülkelerindeki çocukların bilgi ve iletişim çağından geri kalmamaları için tasarlanan, toplu olarak hükümetlere satılan ve bu şekilde çocuklara ulaştırılan XO PC’ler, artık OLPC (One Laptop Per Child / Her Çocuğa Bir Dizüstü) vakfının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span><span><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.teknovole.net/wp-content/uploads/dizustu-175x140.jpg" alt="" />Gelişmekte olan ülkelerdeki yoksul çocukları bilgisayarla tanıştırmayı amaçlayan, ‘Her çocuğa bir dizüstü’ projesi dahilinde üretilen XO PC’ler, internet üzerinden satışa çıktı.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span><span>Üçüncü dünya ülkelerindeki çocukların bilgi ve iletişim çağından geri kalmamaları için tasarlanan, toplu olarak hükümetlere satılan ve bu şekilde çocuklara ulaştırılan XO PC’ler, artık OLPC (One Laptop Per Child / Her Çocuğa Bir Dizüstü) vakfının e-ticaret sitesi Amazon ile gerçekleştirdiği kampanya dahilinde de bağışlanabiliyor.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span><span>İhtiyacı olan çocuklara ulaştırılmak üzere MIT üniversitesi’nde Nicholas Negroponte önderliğinde 2005 yılında 100 dolarlık dizüstü bilgisayar üretme fikrinden doğan OLPC vakfının bugün hayata geçirdiği uygulamasıyla, ihtiyacı olan çocuklara bilgisayar bağışlamak isteyen gönüllüler, 199 dolara bir vakıf tarafından üretilen XO PC’lerden bir adet satın alarak doğrudan bağışlayabilecekler.<span id="more-1112"></span><br />
</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span><br />
<span>Piyasaya çıktığından beri bir çok teknoloji meraklısı tarafından yakından takip edilen XO PC’ler şimdiye kadar bireysel kullanıcılar tarafından yasal yollardan satın alınmıyordu.</span></p>
<p><span>Geçtiğimiz yaz aylarında duyurulan kampanya özellikle düşük fiyatlı XP PC’ye sahip olmak isteyen teknoloji meraklıları tarafından sabırsızlıkla bekleniyordu.</span></p>
<p><span>Vakfın Amazon ile birlikte yürüttüğü kampanya sayesinde dileyen kullanıcılar iki bilgisayar ücretine denk gelen 399 dolarlık bir ödeme yaparak kendileri için de bir XO PC elde edebilecekler.</span></p>
<p><span>OLPC tarafından “Give One, Get One” (Bir tane ver, bir tane al) adıyla duyurulan kampanya dahilinde XO PC’ler</span><span> </span><span><a href="http://www.amazon.com/b/ref=sv__img?ie=UTF8&amp;node=721521011" target="_blank"><span>Amazon Amerika</span></a></span><span> </span><span>sitesi üzerinden satın alınabiliyor.</span></span><span><span></span></span></p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasaminicinden.net/bilgisayarinternet/her-cocuga-bir-dizustu-bilgisayar/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
