Çarpık dişler
Bu yazı 79 Kez okundu
yazan:eLmiRa

Teknoloji ve bilgi patlamasının baş döndürücü hızla geliştiği bir çarpık dişler ortodonti ile tedavi edilebiliyor.

Dişlerin çarpık olmasını normal olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Diş çarpıklıklarıyla birlikte çeneler arası bozukluklara ortodontik anomali, bunların düzeltilmesi ile uğraşan diş hekimliğinin yan dalına da ortodonti denir.

Ortodonti deyince akla hemen çocuklar, büyüme ve gelişme gelir. Büyüme ve gelişim ortodonti yönünden çok önemlidir. Büyüme ve gelişim birbirine paralel seyreder. Bu paralellik bozulursa anomaliler oluşur. Kalıtım da sebepler arasındadır. Örneğin anne ya da babasının alt çenesi önde olan bir çocukta alt çenenin önde olma ihtimali yüksektir. Erken çekilmiş süt dişleri ya da fazla çürümüş ve tedavi edilmediği için yer kaybına neden olmuş süt dişleri ortodontik anomaliye neden olabilir. Kötü alışkanlıklar da ortodontik anomali sebebidir. Örneğin çocuğun parmağını emmesi, tırnak yemesi, yutkunurken dili öne doğru itmesi gibi kötü alışkanlıklar çeneler arası ilişkiyi ve dişlerin düzgün dizilmesini bozabilir. Çocuğun burnu tıkanık olduğu için sürekli ağızdan solunum yapması ortodontik anomali sebebi olabilir. Bu durumlara ne kadar erken müdahale edilirse ileride oluşacak anomalinin büyüklüğü de o kadar az olacaktır. Doğum sırasında gelişen bazı olaylar ya da hormonal bazı durumlar da sebepler arasındadır.

Ortodontik tedavinin başlamasına en uygun dönem gelişim atağının başladığı dönemdir. Bu dönemde tedaviye başlanırsa tedavi kalıcı, kolay ve kısa süreli olur. Daha önceki dönemlerde yapılan tedaviler değişkendir. Daha sonraki dönemlerde ise tedavinin seyri zorlaşır. Ortodontik anomaliler iskeletsel ve dişsel olmak üzere iki şekilde olur. Dişsel seviyedeki tedaviler her dönemde yapılabilir. İskeletsel seviyedeki anomaliler gelişim atağının başladığı dönem sona ermeden tedavi edilmelidir. Ortodontik tedavi 3 safhada yapılır: Koruyucu (önleyici) tedavi, iyileştirici tedavi ve pekiştirme tedavisi.

Her diş çarpıklığı ortodonti ile tedavi edilebilir mi?

Çarpıklık sadece ortodonti ile tedavi edilmez. Kuron köprü uygulamaları, protez uygulamaları da çarpıklığın giderilmesi için bir yöntemdir. Ancak ortodontinin diğer tedavi yöntemlerinden ayrılmasının en önemli özelliği doğal bir tedavi olmasıdır. Hastanın kendi dişleri muhafaza edilerek estetiğin ve fonksiyonun düzeltilmesi söz konusudur. Tedavide tedavi öncesi kriterler çok iyi değerlendirilmeli, tedavi öncesi durum ve tedavi ile elde edilebilecek durum çok iyi analiz edilmelidir. Ortodontik tedavide hedef daima sürekli diş dizisidir. Süt diş kavisinden karışık dişlenme dönemine ve daimi diş dizisine geçişte normal gelişim olaylarını da çok iyi tahlil edilmelidir. Süt diş dizisinden, karışık dişlenme dönemine geçerken, bazı anomalilik gibi görünen durumlar, aslında normal fizyolojik bir görünüm olabilir. Tabi ki bu durumlara hemen müdahale etmek doğru olmaz.

Ortodonti her diş hekimi tarafından uygulanabilir mi?

Ortodontik tedaviyi her diş hekimi yapamaz. Ancak gerekli bilgi ve donanıma sahip diş hekimleri yapabilir. Prensip olarak dişsel seviyedeki bütün tedavileri diş hekimleri yapabilir. Ancak iskeletsel seviyedeki ortodontik anomaliler özel bir eğitim ister.

ğda yaşıyoruz. Bu hızlı teknolojik gelişmelerin önemli bir bölümü tıbbi teşhis alanında görülmektedir. Örneğin; basit bir kan tahlili ile kalp hastalığı açısından risk taşıdığımızı tespit edebiliyoruz. Ya da hiçbir şikayetimiz olmadığı halde bilgisayarlı tomografi ile tümörlü bir hasta olduğumuz gerçeği ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Önemli olan, teknolojinin bize sunmuş olduğu bu güzelliklerden hastalık hali oluşmadan faydalanmaktır. Check-up önemi burada devreye girer. Çünkü check-up erken teşhis için ilk ve önemli bir adımdır. Hastalık oluştuktan sonra yapılan tahliller check-up demek değildir. Çünkü geç kalınmış ve hastalık hali oluşmuştur. Bu tür hastalar, hastalığının dışındaki diğer muhtemel hastalıkların teşhisi için farklı check-up programlarına dahil olabilirler.

Check-up bir zorunluluk mudur? Check-upa nasıl karar verilir?

Hastalıktan önce sağlığın, yokluktan önce varlığın, tükenmeden önce boş zamanın kıymetini bilmek zorundayız. Check-up bir zorunluluk değildir. Ama sağlığımız önemli ise hastalanmadan önce check-up programlarına katılmak önemlidir.

Check-up türleri hakkında nelerdir?

Bazı hastalıklar bazı bölgelerde daha sık görülür. Ülkemizde her dört kiÅŸiden biri yüksek tansiyonludur. Yüksek tansiyonun kalp-damar sistemine verdiÄŸi sayısız zararlar vardır. Basit bir kalp-damar check-up programı ile bunu teÅŸhis edip önlemleri alınabilir. ÖrneÄŸin; Japonyada mide kanserine ait ölüm hızı, diÄŸer ülkelere göre belirgin olarak yüksek iken, Japonların kitle tarama çalışmaları sonucu bu hızda azalma görülmüştür. KiÅŸinin sosyoekonomik durumu, yaÅŸam ÅŸartları, beslenme ve yemek alışkanlıkları, genetik özellikleri (soyda geçen hastalıklar açısından) dikkate alınarak, hem milli serveti israf etmeden ekonomik davranmak, hem de hedeflediÄŸimiz saÄŸlıklı bilgilere ulaÅŸmak için check-up programları belirlenebilir. Ailesinde ÅŸeker hastası olmayan birisinin kan ÅŸeker sonucu normal sınırlarda çıkmasına raÄŸmen ÅŸeker yükleme testi yapmak gereksiz ve de anlamsızdır. Mesela İlla da beni bilgisayarlı tomografiye koyarak baÅŸtan aÅŸağıya check-up yaptırın” diyen hasta adayımıza bunun sınırları çizilmeli, tıbbın uygun gördüğü program uygulanıp israf engellenmelidir. KiÅŸi birkaç küçük tahlil içeren mini bir check-up programı için baÅŸvurmuÅŸ olsa da, saÄŸlığının sorumluluÄŸunu üstlenmiÅŸ olduÄŸumuzdan, gerektiÄŸi zaman bu programın dışına çıkılabilmelidir. Bu noktada kiÅŸinin saÄŸlığını muhafaza etmek, ekonomik durumunu muhafaza etmekten daha önemlidir.

Check-up kimlere uygulanabilir?

Check-upta cinsiyete, yaşa, kişinin yakınlarında görülen hastalıklara, yaşadığı coğrafik bölgelere göre paket programlar uygulanabilir. Kişi bayan ise, bayanlarda sık görülen meme ve rahim kanserlerine yönelik programlar uygulanabilir. 50 yaş civarında bir erkek ise bu yaşlarda sık görülen prostat hastalıkları açısından bir program gerekebilir. Ailesinde şeker hastalığı olan kişiye diabet-şeker hastalığı açısından bir check-up programı önerilmelidir. Doğu Karadenizde yaşayan ve iyot açısından yetersiz beslenen check-up adayı da guatr yönünden incelemeye alınabilir. Bu sınırlamaları ekonomik davranma kaygısı güderek en kısa yoldan hedefe ulaşmak için yapıyoruz. Ancak bunu yaparken sınırlar keskin hatlarla belirlenmemeli, esnek de tutulabilmelidir.

Check-upa talebin son dönemde daha çok olmasının sebebi nedir?

İnsanlarımızın sosyoekonomik ve refah düzeyinde görülen artışın yanı sıra aynı oranda sağlık alanında da bir bilinçlenme görülmektedir. Artık insanlar nasıl otomobilinin rutin kontrollerini yaptırıyorsa, kendi sağlığı için de rutin kontrollerin yapılması gerektiğine inanmaktadır. Özellikle İstanbul ilimizde hızla artmakta olan sağlık kuruluşlarının vermiş olduğu çeşitli hizmetlerin bu bilinçlenme düzeyinin oluşmasında önemli bir katkısı vardır. Bunun yanı sıra hızla artış gösteren özel sağlık sigortalarının rolünü de gözardı etmemek gerekir.


 
Bu yazı Pazar, 01 Haziran 2008, 21:29 tarihinde Haberler kategorisi altında yayımlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.